Sponsorlu Bağlantılar

25 45 yaş grubu arası insanların tüketmesi gereken besin miktarları

25-45 bunlar meyve=150,sebze=300,süt=250,et=200,tahıl=500′dür

25 45 yaş arası insanların miktar olarak tüketmesi gerekenler yukarıdaki gibidir.25 45 yaş artık genellikle insanların evli barklı yaşadığı ve düzenli bir hayatının olduğu yaşlardır.Bu yaşlarda artık beslenmenize gereken önemi vermelisiniz.Hatta çocuklarınızın da olabileceğini düşünerek ona göre beslenmelisiniz.

25-45 yaş gruplarındaki bir insanın meyve-sebze-süt-et-tahıl kaç gram tüketmelidir işte sorunun cevabı
1 Süt Grubu (Günlük ihtiyaç: 2 porsiyon) 1 porsiyon: Yağsız veya az yağlı süt ya da yoğurt, 244 g (Ev ölçüsü: 1 su bardağı) *1 Porsiyon yağsız süt grubunda 12 g karbonhidrat, 8 g protein, 2 g yağ ve 100 kalori; 1 Porsiyon az yağlı süt grubunda 12 g kar*bonhidrat, 8 g protein, 5 g yağ ve 125 kalori vardır NOT : Süt grubu protein, kalsiyum, vitamin ve mineral yönünden zengindir Yağsız süt, yoğurt ve ayran olarak tüketildiği gibi başka yiyeceklerle birlikte de kullanılabilir Örneğin yapay tatlandırıcı ile hazırlanmış muhallebi ya da taze meyve ile hazırlanmış diyet yoğurt 2 Et Grubu (Günlük ihtiyaç: 5 porsiyon) 1 porsiyon : Balık (taze ya da dondurulmuş) (30 g) : Tavuk, hindi (derişiz) (30 g) : Et (az yağlı) (30 g) : Peynir (yağsız) (1 dilim – 40 g) : Yumurta (haftada 1 adet) (1 adet – 50 g) : 1 orta boy köfte; pişmiş, 30 g) *1 porsiyon az yağlı et grubunda 0 g karbonhidrat, 7 g protein, 3 g yağ ve 55 kalori; 1 porsiyon orta yağlı et grubunda 0 g karbon*hidrat, 7 g protein, 5 g yağ ve 75 kalori vardır NOT :Et grubu protein, B vitaminleri, demir ve esansiyel amino asitlerden zengindir Yağ ve kolesterol miktarlarını düşük tutmak için et yerine balık veya tavuk tercih edilmeli, yumurta için de ölçü konmalıdır Bu grup hazırlanırken önce gözle görülen bütün yağlı kısımlar temizlenir Izgara, yağsız tavada pişirme, haşlama ya da buğulama gibi yöntemler tercih edilmelidir Yemek hazırlanırken ve pişirilirken kesinlikle yağ eklenmemelidir 3 Sebze Grubu (Günlük ihtiyaç: 2 porsiyon) 1 porsiyon : Bamya (90 g) Kabak (100 g) Ispanak (100 g) Semizotu (100 g) Taze fasulye (70 g) Enginar (60 g-1 küçük) Pancar(85 g) Havuç (100 g) Karnabahar (90 g) Kereviz (120 g) Patlıcan (45 g) Pırasa (60 g) Brüksel lahanası (80 g) Kuşkonmaz (100 g) Lahana (80 g) Brokoli (100 g) Soğan (100-160 g) Yeşil biber (100 g) Domates / sebze suyu (122 g, 1 / 2 su bardağı) *1 porsiyon sebze grubunda yaklaşık 5 g karbonhidrat, 2 g protein ve 25 kalori vardır NOT ıkça yenilen sebze grubu A ve C vitaminleri ile potasyumdan zengindir Çiğ olarak yenen sebzeler, dondurulmuş veya konserve olarak hazırlanmış sebzelerden daha fazla posa içerir 4 Meyve Grubu (Günlük ihtiyaç: 3 porsiyon) 1 porsiyon (Yaş meyve) Elma (106 g, 1 küçük) Muz (52 g-1/2 adet) Kayısı (140 g – 4 adet) Kiraz (82 g -12 büyük) Çilek (186 g -10 adet) Kivi (91 g – 1 büyük) Erik (132 g – 3 adet) Kavun (161 g) Karpuz (200 g) Nektarin (136 g -1 adet) Şeftali (132 g -1 adet) Portakal (131 g -1 adet) Mandalina (168 g – 2 küçük) Armut (93 g -1 küçük) Greyfurt (120 g -1/2 adet) Ananas (116 g) (Kuru meyve): Üzüm (18 g – 2 çorba kaşığı) İncir (28 g -1% adet) Kayısı (24 g – 3 adet) (Şekersiz meyve suları) : Portakal suyu (124 g -1/2 bardak) Greyfurt suyu (124 g -1 / 2 bardak) *1 porsiyon meyve grubunda 15 g karbonhidrat ve 60 kalori vardır NOT : Sebze grubu gibi meyve grubu da vitamin ve mineral yönünden zengindir Yaş ve kuru meyveler, konserve ve dondurulmuş meyvelere nazaran daha çok posa içerir Meyve suları posa (lif) yönünden fakirdir Karışık meyvelerden hazırlanmış meyve salatası diyete renk katar Meyve grubu da diğer besin grupları gibi şekersiz hazırlanmalıdır Şeker katkılı konserve meyvelerden kaçınınız 5 Ekmek Tahıl Grubu (Günlük ihtiyaç: 4 porsiyon) 1 porsiyon: Ekmek (buğday, çavdar, kepek, yulaf-28 g-1 dilim) Hamburger ekmeği (28 g -1/2 adet) Sandviç ekmeği ( 28 g -1/2 adet) Yuvarlak ekmek (28 g – 1 küçük) Pirinç, pilav (65 g) Makarna, spagetti, erişte, şehriye (60-70 g) Bulgur (60 g) Kuru baklagiller- kuru fasulye, bakla (60-75 g) Mercimek (65-70 g) Mısır (80 g) Bezelye (80 g) Patates (85 g – 1 küçük) (Ev ölçüsü : 60-85 gram pişmiş tahıl: 1/2-3/4 çay fincanı) * 1 porsiyon ekmek-tahıl grubunda 15 g karbonhidrat 3 g protein, 1 g yağ ve 81 kalori vardır NOT : Bu grup B vitaminleri, demir ve bitkisel protein yönünden zengindir Ayrıca, kuru baklagiller (bakla, fasulye, mercimek), mısır, bezelye ve kabuklu patates posa yönünden de zengindir Sade suya pişmiş pilav, makarna gibi yiyeceklere ilk iki haftadan sonra günlük yağ ölçüsü eklenebilir Bu grup tek başına yendiği gibi başka gruplarla da birleşebilir Örneğin beyaz peynir ilaveli makarna, bezelyeli pilav, kıymalı mercimek ve tavuklu patates 6 Yağ Grubu (Günlük ihtiyaç: 2 porsiyon) (Yağ grubu ilk iki hafta kullanılmayacaktır) 1 porsiyon: Doymamış bitkisel sıvı yağ (5 g mısırözü, ayçiçeği, soya) Zeytinyağı (5 g) Zeytin (4 adet – yağsız) (Ev ölçüsü: 5 g: 1 tatlı kaşığı) * 1 porsiyon yağ grubunda yaklaşık 5 g yağ ve 45 kalori vardır NOT : Yağ kalori değeri en yüksek besin maddesidir 1 gram yağ 9 kalori verirken, 1 gram karbonhidrat ve 1 gram protein 4′er kalo*ri verirler 7 Şeker Grubu Kısıtlı diyet, şeker ve şekerli gıdalar içermez Vücut, şeker gereksinimini süt, sebze, meyve ve ekmek-tahıl gruplarından karşılar Kalori değeri olmayan yapay tatlandırıcılar kullanılabilir Suni tatlandırıcıları kalorisiz şeker olarak tanımlamak mümkündür Bu maddeleri özellikle tatlı ve şeker tadını arayan ancak şeker yemesi sakıncalı şeker hastaları ve kilo vermek isteyenler kullanmaktadır Suni tatlandırıcı olarak siklamat, sakarin ve aspartam kullanıl*maktadır Bunlardan siklamat ABD’de yasaklanmış, sakarinin ise dikkatli kullanılması önerilmiştir Bu yasaklamanın nedeni sakarin ve siklamatm çok yüksek dozlarının hayvanda kansere neden olmasıdır İnsanda ise bu maddelerin neden olduğu bir kanser şekline rastlanmamıştır Avrupa’da ise bu maddelerin kullanımının kısıtlanmasına gerek görülmemiştir Aspartam ise aspartik asit ve fenilalanin adındaki iki doğal aminoasitin birleştirilmesi sonucu elde edilmiştir Siklamat ve sakarinden çok sonra bulunan aspartamın bugüne dek ciddi bir sakıncasına rastlanmamıştır Bu maddeyi fenilketonüri denilen hastalığı olan kişilerin kullanması sakıncalıdır Suni tatlandırıcılar üzerinde çalışan uzmanlara göre bu maddelerin kullanımının kısıtlamasına gerek yoktur; ancak normal günlük kullanımın üzerindeki aşırı miktarlara kaçmadan tüketilmeleri doğru olur Piyasada bulunan suni tatlandırıcılar şunlardır: Sakarin içerenler: Sakarin ve Hermesetas Sakarin ve şeker içeren: Sweet’n Low (% 4 şeker) Sakarin ve siklamat içerenler: Dulcaryl, Dolçe Aspartam içerenler: Sanpa, Nutratat, Diyet Tat, Nutrasweet, Candarel NOT : Kilo kaybı sağlandıktan sonra, kişi, hiç kuşkusuz arada sırada şekerli yiyeceklerden (reçel, pasta, tatlı vb) yiyecektir Önemli olan, iyi bir beslenme alışkanlığı edinip bu yiyeceklerden sıkça ve fazlaca tüketmemektir Ek Grup: Serbest-Sınırsız Gıdalar Bunlar istenildiği kadar yenebilen ve kalori değeri olmayan veya göz ardı edilebilen gıdalardır Serbest olarak yenen gıdalar doygunluk hissi verir ve ayrıca yemeklere tat katarlar Yeşil salata, top salata, marul, semizotu, maydanoz, turşu, salatalık, turp bu gruptandır Salatalara ve yemeklere limon, sirke, soya sosu veya hardaldan yapılan soslar serbestçe eklenebilir Baharatlar, karabiber, kırmızı biber, nane, tarçın, sarmısak, kimyon, kekik, defne yaprağı, dereotu da bu gruba dahildir Tuz kalori değeri olmayan bir diğer yiyecektir Tuz aşırıya kaçmadan kullanılmalıdır Bu sayede vücudun su ve tuz kaybı giderilir Ancak turşu, hardal, soya sosu, diyet kola ve maden suyunda bol miktarda tuz olduğu unutulmamalıdır Çay, kahve, ıhlamur, adaçayı, maden suyu, soda, su ve diyet içeceklerin kalori değeri yoktur Bunlara yapay tatlandırıcılar da eklenebilir

Posted under Sağlık

15 25 yaş arasındaki insanların günlük tüketmesi gereken besin miktarı

15 ve 25 yaşları =meyve-300 sebze-250 süt-200 et-350 tahıl-400 şeklindedir.15 ve 25 yaşları insanların ergenlik çağı ve gelişim süreci olduğu için biraz kendine iyi bakmalıdır.

15 25 yaş insanın en çok besin tüketip yaktığı yaşlar arasıdır diyebiliriz.Ayrıca 15 25 yaşın tüketmesi gereken besin miktarıda yukarda belirtilmiştir.Eğer 15 ile 25 yaşlar arasında iseniz yediklerinize yavaş yavaş dikkat etmeli yeterli ve dengeli beslenmelisiniz.
Demir: Hızlı büyüme demir eksikliğine yol açıyor Kırmızı et, ekmek ve lifli gıdalar bolca yenmeli

Kalsiyum: Bu yaşta vücuttaki kalsiyum miktarı yüzde 25 düşüyor Bu yüzden mutlaka günde l bardak süt içilmeli

Sebze ve meyve: 5 porsiyon tüketilmeli

Yağ ve şeker: Yağ ve şekerden uzak durmaya başlamak gerekiyor 2-3 haftada bir sütlü tatlı ya da bitter çikolata yenebilir

Su: Günde en az 8 bardak içilmeli 17-18 yaşlarında haftada iki kadeh kırmızı şarap içilebilir

Yetişkinler için:
Protein: Kemiklerin kırılmasını önlemek için süt ve balık gibi deniz ürünleri tüketilmeli

Lifli gıdalar: Yaş ilerledikçe kansere yakalanma riski de artıyor Brüksel lahanası ve brokoli tüketilmeli

Su: Günde 8 bardak su içilmeli Taze sıkılmış meyve suları da içilebilir

Fındık: Kalbi güçlendirmek için günde bir avuç yenmeli Kuru fasulye ise diyabet riskini azaltıyor

Domates: Göğüs, cilt ve mide kanseri riskini yüzde 30 azaltıyor

Posted under Sağlık

Göz seyirmesi neden olur

Göz seyirmesi bir çok sebepten dolayı meydana gelebilir.Göz insanın en hassas organlarından biridir.Göz insanın yaşamı boyunca dış dünya ile en çok temas eden organlardandır.Bu nedenle onu her zaman korumalıyız.

Göz seyirmesi göz kapağımızın hareket etmesine yardımcı olan ritasyonda ,organik sebeplerden dolayı olabilir.Gözün uzun süre sonucu yorulmasından da göz seyirmesi meydana gelebilir.Bazen de gözlük kullanıcılarının gözlüklerinin yeterince düzeltmemesi sonucu da oluşabilir.Bunun sonucunda da göz yorulur ve göz seyirmesi meydana gelebilir.Tüm bunların dışında gözümüze dikkat etmememiz ve gözümüze doğadan herhangi bir şeyin batması çarpması sonucu da göz seyirmesi meydana gelebilir.Göz seyirmesi bazen sol göz seyirmesi , bazende sağ göz seyirmesi ve bazen son olarak da iki gözün birden seyirmesi olarak farklı şekillerde karşımıza çıkabilir.

Göz seyirmesinin tedavisi ise göz seyirmesinin nedenine göre değişiklikler gösterebilmektedir.Göz seyirmesi eğer bir hastalıktan dolayı ise gözlük ile tedavi edilebilir.Eğer yorgunluktan dolayı ise bazen 1 kaç gün güzel uyuyarak , dinlenerek de geçebilmektedir.Psikolojik olarak ise uzman bir psikiyatristin görmesi gerekmektedir.Fakat yinede uzman bir doktora danışmanız sizin yararınıza olacaktır.

Posted under Sağlık

Su çiçeği belirtileri teşhisi ciddiyeti tedavisi

Su çiçeği bir insanın mutlaka hayatında bir kez geçirmesi gereken hastalıklardan biridir.Su çiçeği hastalığını geçiren bir insan bir daha su çiçeği hastalığına yakalanma şansı yoktur.Su çiçeği hastalığı genelde çocuk yaşta geçirilmektedir.Bulaşıcı olan bu hastalığın herhangi bir tehlikesi yoktur.Su çiçeği hastalığı 2 – 8 yaş arası çocuklarda görülmektedir.

Suçiçeğinin etkeni, herpes grubundan bir virüstür. Uçuk (herpes simplex) virüsüne çok benzeyen ve herpesvirus varicella ya da varicella zoster adlarıyla tanınan bu virüs suçiçeğinin yanı sıra zona hastalığının da etkenidir. Hastalık temel olarak suçiçeği virüsüyle yüklü tükürük damlacıklarının ağızdan solu­num yollarına alınması sonucu bulaşır. Vücuda giren suçiçeği virüsü henüz bi­linmeyen dokulara yuvalanarak çoğalır.
Hastalığa özgü döküntülerin gruplar ha­linde birbiri peşi sıra çıkarak bütün vü­cuda yayılması, virüsün aralıklı olarak kana geçtiğini gösterir.
Virüs, derideki kılcal damarları etki­leyerek üstderi (epidermis) yapısının bozulmasına, içi serum, epitel ve bazen iltihap hücreleriyle dolu tipik kabarcık­ların oluşmasına yol açar. Su çiçeği vi­rüsünden kaynaklanan bu lezyonlar de­riyle sınırlı kalmaz; yemek borusu, pankreas, böbrek havuzu, idrar borusu (üreter), idrar kesesi ve böbreküstü bez­lerinde de görülür.

GÖRÜLME SIKLIĞI
Suçiçeği en çok 2-8 yaşlan arasındaki çocuklarda görülen bir hastalıktır. Ama yaşamın her evresinde cinsiyet ve ırka bağlı olmaksızın ortaya çıkabilir. Hastalık kış ve ilkbahar aylarında daha sık görülür. Üç ayını doldurmamış bebek­lerde suçiçeğine ender olarak rastlanır. Bu durumun anneden kazanılan geçici bir bağışıklıkla ilgili olduğu sanılmak­tadır. Çok seyrek rastlanmakla birlikte hastalık aynı kişide iki kez ortaya çıka­bilir. Bu ayrıksı örnekler bir yana bıra­kılırsa suçiçeği geçiren hastalar ömür boyu kalıcı bağışıklık kazanmaktadır.
BELİRTİLERİ
Bulaşma ve ilk belirtiler arasında geçen kuluçka süresi 2-3 haftada tamamlanır. Ortaya çıkan döküntüler 24-36 saatte, makûl denen ve deride kabartı yapmayan noktalar halindeki lekelerden, içi sı­vı dolu kabarcıklara dönüşür. Kabarcık­ların çevresinde halka biçiminde belir­gin bir kızarıklık görülür. Bu kızarıklık­lar kabarcıkların kurumaya başlamasıy­la kaybolur. Kabarcıklar ortalarından kuruyup kabuk bağlamaya başladığında göbekli bir görünüm kazanır.
Döküntüler ilk önce göğüste ve sırt­ta belirerek hızla yayıbr. Hafif olgular­da döküntü baş, yüz ve gövdeyle sınırlı­dır. Ağır olgularda daha yaygın olan dö­küntüler kol ve bacaklara, gözün dış za­rına (konjunktiva), yutak, gırtlak ve so­luk borusu mukozalarına da sıçrar.
Döküntüler kabukların düşmesiyle 5-20 gün içinde iz bırakmadan kaybo­lur. Ama karşı durulmaz bir kaşınma is­teği uyandıran bu döküntülerin kaşın­ması durumunda deride çiçekbozuğunu andıran küçük çukurlar kalabilir. Sürek­li çıkan yeni döküntüler nedeniyle vü­cudun bir bölgesinde döküntülerin bü­tün gelişim evreleri aynı anda görülebi­lir. Bu da suçiçeğinin ayırt edici özellik­lerinden birini oluşturur. Ateş genellikle 38,5°C-39°C arasında kalır. Ama ağır durumlarda 40,5°C’ye ulaşabilir.
TEDAVİ
Öbür virüs kökenli hastalıklarda oldu­ğu gibi suçiçeğini de iyileştirecek bir ilaç yoktur. Tedavi girişimi temel ola­rak hastanın yakınmalarını olabildiğin­ce azaltmaya yöneliktir. Hastalığı ağır geçiren bebek ve çocuklarda, özellikle bir ayını doldurmamış bebeklerde,kortikoit tedavisi gören hastalarda kan kanseri gibi kötü huylu hastalı larda, iyileşme dönemindeki zona ha talannın serumundan elde edilen ga maglobülinler kullanılabilir. Bu uy§ lama, bulaşmayı izleyen üç gün içine yapılırsa hastalığı önler. Belirtilere ye nelik tedavi Özellikle kaşıntıyı azmayı amaçlar.
Sabunlu suyla sık banyo yapılıra gelişebilecek deri enfeksiyonlarım öı leyeceğinden yararlıdır. Ayrıca hast nın iç çamaşırlarının ve yatağının he gün değiştirilmesi önerilir. Yüzde oranında sodyum bikarbonat içeren çc zeltiler, mentol içeren tali pudrası ya da antihistaminikli losyonlar kaşıntı) hafifletir. Döküntülerin Örselenmes derin lezyonlara ve deride yara izi kalmasına yol açacağından, suçiçekli cukların kaşınması kesinlikle engellen­melidir. Olası kaşınmanın yol açacağı i zararları en aza indirmek için hastanın tırnakları özenle kesilerek törpülenmeli, bebeklere ise eldiven giydirilmelidir

Posted under Sağlık

Dışkının siyah olması dışkının yeşil olması

Siyah dışkı problemi neden olabilir?
Siyah dışkı yediğiniz besinlere bağlı olarak meydana gelebilir, eğer yediğiniz besinlerle alakalı birşey değilse, mide kanaması belirtileri olabilir.

Dışkının rengini kullandığınız ilaçlardan bazıları da tetiklemiş olabilir.Eğer siyah renk dışkınız kanamanızla alakalıysa gaita gizli kan testi pozitif çıkmalıdır

Yeşil renk dışkı problemi?
Dışkınız eğer yeşil renkteyse bazı mirobik hastalıklardan kaynaklanma ihtimali bulunmaktadır ve tekrar yineliyorum mikrobik olaylardan kaynaklanan bir durum ise hemen doktorunuzla görüşüp tedaviye başlamalısınız.Zaten yeşil renk dışkı rahatsız edici bir durum olsa gerek.

Her iki durumda da siyah ren ve yeşil renk dışkı problemlerinde, mutlaka uzman bir hekime görünmelisiniz.Uzman hekimler her zaman görerek daha iyi tedavi yöntemlerini belirleyebilir.

Posted under Sağlık

Gaziantep üniversitesi tıp fakültesi randevu alma

Geçen hafta gaziantepden bir arkadaşım tıp gaziantep üniversitesi tıp fakültesinden nasıl randevu alacağını sordu, bende internette araştırmalarımı yapıp bu bilgilere ihtiyacı olan arkadaşlarımızla paylaşmak istedim.

Araştırmalarım sonucunda artık online randevuların bazı hastanelerde kalktığını öğrendim, sanırım gaziantep üniveritesi tıp fakültesi randevu alma işlemini telefondan yapıyoruz.

Sağlık bakanlığının yeni sistemine göre 182 yi arayarak, istediğiniz hastaneden , istediğiniz doktoru söylüyorsunuz oldukça kolay bir şekilde randevunuzu alabiliyorsunuz.Bilgisayardan anlamayan bazı arkadaşlarımız için gerçekten çok yararlı birşey olmuş.

Gaziantep üniversitesi tıp fakültesinin adres ve telefonlarını da bilmeyenler için paylaşıyorum, aşağıda telefon faks ve açık adresi bulunmaktadır.

Telefon: (0342) 360 60 60
Faks: (0342) 360 39 28
Adres: Üniversite Bulvarı P.K. 27310
İlçe: ŞEHİT KAMİL
İl: GAZİANTEP

Posted under Sağlık

Böbrek sağlığı için nelere dikkat etmeliyiz maddeler halinde

Böbrek sağlığına dikkat etmek isteyenlerin başında tabiki böbrek taşı hastaları yer almaktadır.Böbrek taşına yakalanan hastaların böbrek taşından kurtulmak için çaba sarfetmeleri gerekmektedir.İlk yapacakları şey doktorlarının verdikleri programa uymak olacaktır.Çünkü uzman bir doktor internetteki bilgilerden daha iyi tedavi yöntemlerini size aktarabilir.

Böbrek sağlığında dikkat edilmesi gereken en büyük husus düzenli su tüketimidir.Türkiyede en çok dikkat edilmeyen konulardan biridir su almak, bazılarımız belkide bir günü hiç su almadan geçirebiliyoruz.Yaz aylarında su tüketimi artıyor ve vücut düzene giriyor.Fakat soğuk kış aylarında malesef aynı şeyi söylemek mümkün değildir.

Böbrek taşı problemi olanlar mutlaka siyah çay, kahveden uzak durmalı veya az kullanmalıdır.Siyah çay yerine yeşil çay ve bitki çayları tercih edilebilir.Bol su tüketip yemeklerde tuzu mutlaka mümkün mertebe azaltmalıdır.İdeal kilonuzu korumalı çabuk kilo vermeden kaçınmalısınız.

Bu bilgiler internetten araştırılıp bulunmuş bilgilerdendir.Eğer bir böbrek probleminiz var ise mutlaka ilk olarak uzman doktorlar tarafından incelenmelisiniz.

Posted under Sağlık

Sponsorlu Bağlantılar